Her Halinle Sen

Her Halinle Sen

Bazen sade olmak isteriz.
Üzerimize fazla düşünmeden giyindiğimiz, sessiz ve kolay bir gün.

Bazen de tam tersine, biraz daha görünür olmak. Yeni bir yere gitmek, başka bir şey denemek, alıştığımızın dışına çıkmak.

Bazı sabahlar planlarımız bellidir. Bazılarında ise günün bizi nereye götüreceğini bilmeyiz.

Ve bunların hiçbiri diğerinden daha “biz” değildir.

Çünkü insan tek bir halden ibaret değil.

Zamanla değişiyoruz. Yaşadıklarımız, sevdiğimiz şeyler, içinde bulunduğumuz dönemler değişiyor. Bazen daha cesur, bazen daha sakin oluyoruz. Bazen dünyaya karışmak, bazen biraz geri çekilmek istiyoruz.

Belki de kendimize yapabileceğimiz en güzel şeylerden biri, bütün bu haller arasında seçim yapmak zorunda olmadığımızı hatırlamak.

Gardırobumuz da biraz böyle.

İyi hissettiren bir parça, yalnızca güzel göründüğü için değil; farklı günlerimize eşlik edebildiği için zamanla bize ait oluyor. Bir sabah düz sandaletlerle, başka bir akşam sevdiğimiz bir takıyla. Bazen şehirde, bazen uzun bir yolculukta.

Aynı parça.
Başka bir gün.
Başka bir halimiz.

Maia Nara’yı düşünürken bizi en çok heyecanlandıran şeylerden biri de buydu.

Kadını tek bir stile, tek bir ruh haline ya da tek bir tanıma sığdırmamak.

Çünkü bazen Özgür Ruh, bazen Yalın olabiliriz. Bir gün Cesur, başka bir gün Hayat Dolu

Belki hepsi.

Ve belki de mesele hangisi olduğumuzu seçmek değil.

O gün hangisi olmak istiyorsak, ona biraz yer açmak.

Maia Nara. Her halinle sen.

Maia Journal’a dön